Mustafa Kemal Atatürk’ün Öğrenim Hayatı

admin 3 Mayıs 2014 1
Mustafa Kemal Atatürk’ün Öğrenim Hayatı

Devletimizin kurucusu ve “çağdaş Türkiye”   idealinin bayraklaşan sembolü Mustafa Kemal Atatürk’ün gerek hayatını, gerekse düşüncelerini konu alan araştırmaların son yıllarda ciddi bir artış gösterdiği görülmektedir. Şüphesiz yapılan araştırmaların çokluğu, bu büyük insanın hayatı ile ilgili bilgilerin ve düşüncelerinin geniş  kitlelere ulaştırılması bakımından sevindirici bir gelişmedir. Fakat Atatürk, “doğru” anlaşılıp, kitlelere “doğru” anlatılmalıdır.

Bunun için de çalışmaların “doğru” ve “sağlam” kaynaklara dayandırılması büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada, Kara Harp Okulu Komutanlığı Arşivi (Ankara) esas alınarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün biyografisi, özellikle öğrenim hayatı aydınlatılmaya çalışılmıştır. Onun bulunabilen notları kamuoyumuzun istifadesine sunulmuştur.  Araştırmanın kitap haline gelişinde gösterdikleri yakın ilgiden dolayı, Hocam Sayın Prof. Dr. Azmi SÜSLÜ ve Sayın Dr. Hüsamettin YILDIRIM’a  teşekkür ederim. Yrd. Doç. Dr. Ali GÜLER Ankara, Haziran 2000

Atatürk’ün öğrencilik hayatına ait, şimdiye kadar ciddi anlamda bazı önemli çalışmalar yapılmış bulunmaktadır. Bu çalışmalar arasında, özellikle Merhum Faik Reşit UNAT tarafından yapılanlar, hem ilk olmaları, hem de Kara Harp Okulu Arşivi’ndeki Künye ve Numara Defterlerine istinaden yapıldıkları için önem arz etmektedir.

İkinci olarak, uzun yıllar Kara Harp Okulu’nda Siyasi Tarih Öğretim Üyesi olarak görev yapan ve Harp Okulu Tarihi ile Atatürk’ün Harbiye’deki öğrenim hayatını Kara Harp Okulu Arşivi’ndeki defterlere ve diğer belgelere dayanarak araştıran Merhum Emekli Öğretmen Albay Dr. Tahsin ÜNAL’ın çalışmaları önem taşımaktadır. Kara Harp Okulu Arşivi’nde çalışan ve Atatürk’ün okuduğu dönemde askeri öğrenim kurumlarını, akademik bir çalışma olarak yürüten ve bunu da yayınlayan Harp Okulu Siyasi Tarih Öğretim Üyesi Emekli Öğretmen Albay Dr. Yusuf ÇAM’ın, özellikle Numara Defterlerine dayanarak yaptığı çalışması, bir bütün olarak ilk olma özelliğini hala muhafaza etmektedir. Atatürk’ün özellikle askeri öğrencilik yıllarına ait notları konusunda yapılan bunlar ve diğer önemli araştırmalar yayınlandıkları yıllara ve içeriklerine göre şu Şekildedir:

İçeriğin tamamını okumak için tıklayınız.

One Comment »

  1. Serdar Yıldırım 5 Ağustos 2016 at 11:19 - Reply

    ATATÜRK’ÜN ÇOCUKLUK ANISI: ARKADAŞIM HALİT

    Babam Ali Rıza Efendi kereste tüccarlığı yaptığı için, Selanik dışında çalışıyormuş. O zamanlar anneme Üftade adında siyahi bir kadını yardımcı olarak tutmuş. Daha sonra ben dünyaya gelmişim. İki ay sonra Üftade’nin bir yeğeni doğmuş. Adını Halit koymuşlar. Yaşımız gelince bizi Mahalle Mektebi’ne yazdırdılar ama ben bir süre sonra oradan ayrılıp Şemsi Efendi Okulu’na geçiş yaptım. ( O zamanın ilkokulu ) Halit ise, Mahalle Mektebi’ne devam etti.

    Böylece aradan birkaç yıl geçti. Bir gün Halit yanıma gelerek, efendi ve köle kelimelerinin anlamını sordu. Ben, insanların köle olarak kullanılamayacağını ve her insanın bir başkasının değil, sadece kendisinin efendisi olabileceğini söyledim.

    Bunun üzerine Halit, sen gel bunları arkadaşlara anlat. Tenim siyah olduğu için, kendilerinin efendi, benim ise, köle olduğumu söylüyorlar, dedi.

    Hangi arkadaşların Halit, sınıf arkadaşların mı? diye sordum.

    Evet, sınıf arkadaşlarım, dedi.

    Bak Halit, dedim, yarın bizim öğretmen izinli, okula gitmeyeceğim. Sınıfınıza gelir arkadaşlarınla konuşurum. Olur mu?

    Halit, olur, dedi.

    Ertesi gün Mahalle Mektebi’ne gittiğimde Halit’in ikinci dersten sonra ortadan kaybolduğunu öğrendim. Çok aradık Halit’i bulamadık. Ancak akşamüstü eve geldi. Anlattığına göre, köle olmasını ve her dediklerini yapmasını isteyen arkadaşlarından kurtulmak için, mektepten kaçmış ve Selanik dışına çıkmış. Daha sonra benim dediklerimi hatırlamış ve kendisinin efendisi olduğu için, geri gelmiş.

    Halit’e arkadaşlarıyla konuştuğumu ve efendi, köle gibisinden iki kelimeyi bir daha kullanmayacakları sözünü aldığımı söyledim.

    Halit bir daha Mahalle Mektebi’ne gitmedi. Annesi onu Şemsi Efendi’nin laik okuluna yazdırdı. Halit bizim sınıfa geldi. Fikirler ve düşünceler hür, kelepçe yok. Herkes kendi fikrinin efendisi, köle yok.

    Aradan günler geçtikçe Halit bir açıldı. Durgun, düşünceli Halit gitti, neşeli, hareketli Halit geldi. Derslerine çok çalıştı. Mahalle Mektebi’ne giderken sınıfın en tembeli Halit, Şemsi Efendi Okulu’nda sınıfın çalışkanları arasına girmeyi başardı.

Yorum Yaz »

Önceki yazıyı okuyun:
Atatürk’ün Hayatı, Üstün Kişiliği Ve Eserleri

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, 1881 yılında Selânik’te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Küçük yaşta babası öldüğünden annesi tarafından büyütülmüştür. İlk...

Kapat